Halkların Buluşması 2
Gönderen GokhanMansur - 17.02.2009 21:11:01
Ali Nafile
Arap Müziği Atölyesi
Birol Topaloğlu
Ferec
Grup Helesa
Hüseyin – Ali Rıza Albayrak
Kafdağı Müzik Topluluğu
AKA-DER Mozaik Halkoyunları Topluluğu
Keops
Laterna
Nedret Ural
Nevzat Karakış
Umut Küsen
Yakup Atuğ
Yaşar Kurt
AKA-DER Çocuk Korosu

1 Mart 2009
Yer : Yeni Melek Beyoğlu
Halkların Dostluğu Girişimi

Haber Metni
AKA-DER Mozaik Halkoyunları Topluluğu
Anadolu halkları, üzüntülerini, sevinçlerini, öfkelerini, tüm oyunlarında yaşatmışlardır. Halkoyunları sadece bir dans değil, halkların binlerce yıllık tarihine ve kültürüne sahip çıkmanın önemli bir yoludur.

AKA-DER Çocuk Korosu
4 yıl önce Fatsa Çocuk Korosu deneyimi üzerinden kurulan koro, varoşların yoksul çocuklarından oluşmaktadır. Etkinliğimizde gelecek düşlerini söyledikleri ezgilere yansıtacaklardır.

Ali Nafile
1962 Hatay doğumlu olan sanatçı, Doğu müziği ile yakından ilgilenmiş, Lübnanlı sanatçı Marcel Khalife ile konserlerin yanı sıra Ya Hınne, Bint el Şelebiyye, Habbeytek Bıssayf gibi Arap Halk Müziğinin önemli eserlerini ustalıkla icra etmiştir. Arap müziği motifleriyle Anadolu ezgilerini ustalıkla harmanlıyor...

Arap Müziği Atölyesi
ASİ-DER bünyesinde çalışmalarını sürdüren Arap Müziği Atölyesi, Doğu Akdeniz bölgesinin geleneksel Arap Müziğini araştırmakta, bu müziğin arşivlenmesi ve ana dili Arapça olan bir topluluk içerisinde bu müziğin yeniden üretiminin sağlanması amacıyla çalışmalar yapmaktadır.

Birol Topaloğlu
Rize'nin Pazar (Atina) Suçatı (Apso) köyünde dünyaya geldi. Çocukluğu annesinden dinlediği Lazca ninniler destanlar ve ağıtlarla geçti. Tulum ve kemençenin sesi ileriki yıllarda hayatının akışını değiştirecekti. ODTÜ mezunu olmasına rağmen kendini ifade ve yaşam biçimi olarak aktif müziği seçti.

Ferec
Ferec, Hakkari'de müzik çalışmalarına devam eden bir heavy metal topluluğu. 5 yıl önce kurulan grup ilk kez 2008 Barışa Rock organizasyonuyla İstanbullu müzikseverlerin karşısına çıktı ve oldukça olumlu tepkiler aldı. İlk albümleri olan “helikopter” yakında piyasaya çıkacaktır.

Grup Helesa
Doğu Karadeniz halk kültürleri alanında çalışmakta olan grup, Türkçe, Pontus Rumcası, Lazca, Gürcüce ve Hemşince ezgiler icra etmektedir. Müzik çalışmalarının yanı sıra yöre kültürlerine yönelik derleme ve araştırmalar da yapmaktadırlar.

Hüseyin – Ali Rıza Albayrak
Anadolu aşıklık geleneği içerisinde yetişen, Aşık Pervane'den esinlenen sanatçılar üniversite yıllarında, Grup Nefes adlı türkü topluluğunu kurdu. 2005 yılında, Dertli Divani ve Ulaş Özdemir ile, Anadolu müziğinin otantik yapısı üzerine temellenmiş “Hasbihal” topluluğunu kurdular.

Kafdağı Müzik Topluluğu
Gürcüce ve Türkçe ezgiler icra etmekte olan grup, Gürcü halk müziğinin otantik çoksesliliğini sergilemekte ve bunu farklı kültürlerin halk ezgilerine başarıyla uyarlamaktadır.

Keops
30 yıla yakın bir süredir rock, caz, blues soundunda çalışmakta olan grup, müziğin de bir dil olduğunu düşünmekte, aynı zamanda birçok farklı dili kullanarak çalışmalarını sürdürmektedir. Etkinlikte Keops Ermenice ezgileriyle bizimle birlikte olacak.

Laterna
Repertuarında geleneksel Rembetikalardan hem Türkiye'de hem de Yunanistan'da söylenen Laika'lara kadar farklı türlerden örnekler barındıran Laterna, çalışmaları ile bu kültürlerin içiçe geçmişliğini vurgulamaya çalışıyor.

Nedret Ural
Şavşat Türküleri albümüyle dünyaya dağılan Ahıska'lılar, Posof, Hanak, Çıldır, Ardahan, Ardanuç, Yusufeli, Olur, Oltu, Tortum, Acara ile Şavşat kökenliler arasında kültürel bağların ve Meskheti kültürün Şavaşat'ta yaşayan kültürü yansıtmaktadır. Geçmiş gelecek arasında kültürel bir köprü kurma amacıyla müzik çalışmalarına devam etmektedir.

Nevzat Karakış
1960'da Bitlis'te doğan sanatçı kendi bestelerinin ağırlıkta olduğu, 12 Eylül'ün insanlar üzerinde yarattığı acıları içeren ilk albümünü 1998 yılında çıkardı. Bir buçuk yıl Ruhi Su Dostlar Korosu'nda yer aldı ve edindiği birikimleri, ikinci albümünde değerlendirdi. Ezgilerin yapısında var olan doğallığı, kendi yaşantısıyla bütünleştirmeyi başarmıştır.

Umut Küsen
1980 yılında Diyarbakır doğumludur. 1997 yılında bağlamayla tanışarak müziğe başladı. Güçlü ve etkileyici ses rengiyle Kürtçe anonim türküleri kendi tarzıyla seslendirmeye başladı. Albüm çalışmaları halen devam etmektedir.

Yakup Atuğ
1985 Mardin doğumlu sanatçı, Mor Gabriel Manastırı öğrencisidir. Adıyaman ve Mor Yakup Manastırında Süryanice öğretmenliği yapan sanatçı, Yeşilköy Latin Katolik Kilisesinde ve Mezopotamya Kültür ve Dayanışma Derneğinde Süryanice dil kursu vermektedir. Etkinliğimizde Süryanice parçalarla yer alacaktır.

Yaşar Kurt
1994 yılında ilk albümü “Sokak Şarkıları” yayınlandı. 94-97 yılları arasında yurtiçi ve yurt dışında bir çok konser verdi. 2002 yılında “Reflex”, 2003 yılında “Anne” adlı albümünü çıkardı. Barışa Rock organizasyonunun yaratıcılarından biri olan sanatçı, 2007 yılında Arto Tunçboyacıyan ile YAŞ-AR adlı grubu kurdular.

Bütün Halklar Kardeştir
“Çok gövdeli bir ağacın ortak meyvesiyim.”

Anadolu'da binlerce yıldır bir arada yaşayan halkların, barış içinde yaşaması ortak özlemimizdir. Ayrı dillerde, ayrı ezgilerde hep aynı özlemi dile getirdik.

Anadolu, halkların kardeşçe yaşadığı bir cennet olabilecekken bizi cehennemde yaşamaya mahkum etmek istiyorlar. Bunun için önce halkların kardeşliğine, dostluğuna saldırıyorlar. Zenginliğimiz olan farklılıklarımızı kullanarak aramıza kin ve nefret tohumları ekiyorlar. Yakın tarihimizdeki kitle katliamları, faili meçhul cinayetler, infazlar, linç girişimleri toplumsal hafızamızda onarılması güç izler bıraktı. Yanı başımızda da; Bosna'da, Kafkasya'da, Ortadoğu'da halkları birbirine kırdıran emperyalizm, çıkarları gereği halkların kardeşliğine karşıdır.

Kimi zaman halkları yok sayarak, aşağılayarak, kimi zaman da farklılıklarımızı kardeş kavgasına dönüştürerek çıkarlarını korumak istiyorlar ki onların çıkarları biz halkların felaketidir. Bugün bir kez daha yaratılmaya çalışılan savaş ve şiddet ortamına karşı çıkmanın tek yolunun barış ve kardeşlikten geçtiğine inanıyoruz.

Bizler bu ülkede yaftalanarak yaşayan, her gün aşağılanan insanlarız: Örneğin Çerkes olduğumuz için hain, Kürt olduğumuz için bölücü ilan edildik. Laz olduğumuz için bizimle dalga geçildi, Arap olduğumuz için pis, Türkmen olduğumuz için barbar olduk. Alevi olduğumuz için en pervasız şekilde mum söndüren ilan edildik. Ermeni veya Rum olmak ise küfürden sayıldı. Ve bunlar her gün farklı şekillerde karşımıza çıktı.

Kimimiz bunlara boyun eğdi, kültürünü tarihini unutmaya çalıştı. Kimimiz kendinden olmayanı aşağılayıp üste çıkmak için çırpındı. Bizler boyun eğdikçe ufaldık, ufaldıkça yok sayıldık. Oysa hepimiz bu toprakların zenginliğiyiz. Yeri gelir kemençe ile coşar, yeri gelir kaval ile hüzünleniriz. Düğünlerde kolkola halay çeker, horon ederiz. Cenazelerde aşımız kaynar, ağıtlarımız yakılır. Evlerde dillerimiz konuşulur. Tüm bu zenginlikleri bizler yaşatıyoruz ama kaderimiz ortak, yok sayılıyoruz.

Farklı halkların bir arada iş yapma kültürünü geliştirebilmesi, “birbirini tanımasının”, halkların birbirini tanıması kardeşliğin ve dostluğun ilk adımıdır diyerek, bu toprakları halkların kardeşlik bahçesine dönüştürmek için, halkların ortak mücadelesini geliştirmek istiyoruz.

Bu barışçıl çaba, gelecek nesillere farklılıklarından arındırılmış bir ülke yerine, tarihi ve kültürüyle barışık bir ülke bırakmanın sorumluluğuyla atılmış uzun soluklu bir adımdır.

Bu güzel topraklara rengini veren her halkı, bizimle aynı özlemi paylaşan tüm kurumları, aydın ve sanatçıları bu süreçte bizlerle birlikte olmaya çağırıyoruz.

“Ve karanlıklar senaryosunu parçaladığımızda
Bütün şarkılarda kendi dilinde
Şu nakarat dillenir
Bütün Halklar Kardeştir.”
(Bekir Kilerci)